Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Detaylar
Çerez Ayarları


Ardahan Üniversitesi, 22 Mayıs 2008 de kurularak bir dünya üniversitesi olma yolunda ilk adımı atmıştır. Bilimin ve bilginin izinde, bilgiyi arayarak, öğrenerek, üreterek ve paylaşarak bölgenin ve ülkenin sorunlarıyla birlikte uluslararası toplumun da sorunlarını bir ışık gibi aydınlatmak amacıyla her geçen gün gelişerek yoluna devam etmektedir. Siz de bu gelişime ortak olun.

" Bilgi Güçtür "
Ardahan Üniversitesi

Basında Üniversitemiz: "Pedalın Sesi, Ardahan'ın Sesi”

12 Temmuz 2026 Pazar - Görüntülenme: 69

Türk Spor Ajansı’nda üniversitemizde gerçekleştirilen Ardahan Bisiklet Festivali geniş yer buldu. "Pedalın Sesi, Ardahan'ın Sesi" başlığıyla yayımlanan haberde, üniversitemizin bölgeye ve spor kültürüne katkıları vurgulandı. 

Haritada çoğu insanın göz ucuyla baktığı, ama bir kez

gidince insanın içine işleyen şehir.

Rüzgârı serttir.

Kışı uzundur.

Yolları zordur.

Ama insanı sıcaktır.

Doğası cömerttir.

Ve en önemlisi, hâlâ kendini olduğu gibi koruyabilmiş ender coğrafyalardan biridir. İşte tam da bu yüzden Ardahan’dan yükselen her güzel sese kulak vermek gerekir. Bu kez o ses, bisiklet tekerlerinin çıkardığı sestir. Belki büyük şehirlerin gürültüsü içinde duyulmayacak kadar ince bir sestir bu. Ama aslında çok güçlüdür. Çünkü doğanın içinden gelir. Çünkü samimidir. Çünkü gösteriş için değil, bir şehrin geleceği için atılmış bir adımdır. İlk kez düzenlenen Ardahan Bisiklet Festivali, yalnızca birkaç yüz sporcunun pedal çevirdiği bir etkinlik değildir. Bu organizasyon, “Biz de varız.” diyen bir şehrin sesidir. Türkiye’nin yetmiş ilinden, Belçika’dan, İran’dan insanların Ardahan’a gelmesi tesadüf değildir. İnsanlar artık sadece denizi, kumu, beş yıldızlı otelleri aramıyor. İnsanlar gerçek doğayı, gerçek insanı ve gerçek hikâyeleri görmek istiyor. Ardahan tam da bunu sunuyor.

Yaylalarıyla…

Sessiz vadileriyle…

Hanak’ın rüzgârıyla…

Damal’ın o eşsiz Atatürk silüetiyle…

Bozulmamış doğasıyla…

Belki de Türkiye’nin en büyük zenginliklerinden birini yıllardır sessizce taşıyor.

Şimdi o sessizliği pedallar bozuyor.

İyi ki de bozuyor.

Çünkü spor artık yalnızca madalya kazanmak değildir.

Spor; bir şehrin ekonomisidir.

Turizmidir.

Tanıtımıdır.

Esnafın yüzünün gülmesidir.

Gençlerin umududur. İşte bu yüzden Ardahan’da çevrilen her pedal, aslında geleceğe atılmış bir imzadır. Bu organizasyonun arkasında ciddi bir emek var. Ardahan Valisi Sayın Mehmet Fatih Çiçekli’nin ortaya koyduğu vizyon ile Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Öztürk Emiroğlu’nun üniversiteyi sadece eğitim veren bir kurum olmaktan çıkarıp şehrin sosyal ve kültürel hayatının merkezine taşıma gayreti dikkat çekiyor. Prof. Dr. Öztürk Emiroğlu’nu yıllardır tanıyorum. Polonya’da bulunduğu yıllarda Türk kültürü ve akademisi adına yaptığı çalışmaları yakından takip etmiş biri olarak biliyorum ki, bulunduğu her yere yalnızca akademik birikimini değil, heyecanını da taşıyan isimlerden biridir. Bugün Ardahan Üniversitesi'nde bunun yansımalarını görmek mümkün. Üniversite artık sadece ders yapılan binalardan ibaret değil. Şehrin nefes aldığı, sporun, kültürün ve sanatın buluştuğu yaşayan bir kampüs olma yolunda ilerliyor. Bu da tesadüf değil. Doğru yönetimin sonucudur. Elbette böylesine büyük organizasyonlar tek bir kurumun omzunda yükselemez. Valilikten üniversiteye, emniyetten jandarmaya, gençlik ve spor il müdürlüğünden kültür ve turizm birimlerine kadar emeği geçen herkes bu başarıda pay sahibidir. Ama asıl kazanan Ardahan olacaktır. Çünkü insanlar bir şehri tabelasından değil, yaşattığı duygudan hatırlar. Belki bugün bu festivale katılan yüzlerce bisikletçi yıllar sonra çocuklarına Ardahan’ı anlatacak.

“Bir şehir vardı…

Rüzgârı sertti ama insanı çok güzeldi.”

İşte turizm dediğimiz şey tam da budur.

Reklam filmleriyle değil, insanların hafızasında bırakılan izlerle büyür.

Ben sporun sadece skor tabelasında yaşanmadığına inananlardanım.

Bisiklet, koşu, trekking, doğa yürüyüşleri… Bir ülkenin gerçek kalkınmasının sessiz kahramanlarıdır. Bu yüzden yıllardır bu tür organizasyonları takip ediyor, destekliyor ve yazılarıma taşımaya çalışıyorum. Çünkü biliyorum ki bazen bir bisiklet tekerinin izi, yıllarca açılmayan yolları açabilir. Ardahan bugün yalnızca bir festival yapmıyor. Aslında geleceğine yatırım yapıyor. Ve o yatırımın sesi artık Kafkaslardan Türkiye’nin dört bir yanına yayılıyor. Bu sese kulak vermek gerekir. Çünkü bu ses, yalnızca Ardahan’ın değil; doğasına sahip çıkan, sporla büyüyen ve geleceğini birlikte kurmak isteyen bütün şehirlerin sesidir.

Ömer Gürsoy

 


Twitter'da paylaş ( 0 )
Facebook'ta paylaş ( 0 )
YOK
Yokak
OSMY
tubitak
cimer
study in turkey
sıfır atık
resmi gazete
türküye ulusal ajans